Ramazan Ayı Başladı: Ekonomi, Dayanışma ve Sağlık Gündemde

0
4

Ramazan ayının ilerleyen günlerinde şehir genelinde hareketlilik sürerken hem çarşı pazarda hem de sosyal hayatta Ramazan’a özgü bir tempo dikkat çekiyor. İftar saatine doğru artan yoğunluk, kurulan gönül sofraları ve uzmanların yaptığı sağlık uyarıları gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.

Ekonomide Ramazan Hareketliliği

Ramazan ayıyla birlikte gıda sektöründe belirgin bir canlılık yaşanıyor. Özellikle hurma, Ramazan pidesi, güllaç ve temel bakliyat ürünlerine talep artmış durumda. İftar saatine yakın saatlerde fırınların önünde oluşan kuyruklar, esnafın mesaisini uzatıyor.

Marketlerde ise vatandaşların daha planlı alışveriş yapmaya yöneldiği gözlemleniyor. Artan fiyatlar nedeniyle tüketiciler ihtiyaç listesiyle alışverişe çıkarken, bazı belediyeler ve zincir marketler indirim kampanyaları düzenliyor. Esnaf, Ramazan’ın ticari hareketlilik getirdiğini ancak maliyet artışlarının da satışları doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Dayanışma ve Yardım Çalışmaları Artıyor

Ramazan ayının en belirgin yönlerinden biri olan paylaşma ve dayanışma kültürü bu yıl da ön planda. Belediyeler tarafından kurulan iftar çadırlarında her akşam yüzlerce kişiye sıcak yemek ikram ediliyor. Sivil toplum kuruluşları ve gönüllü gruplar ise ihtiyaç sahiplerine erzak kolisi ulaştırıyor.

Mahalle aralarında düzenlenen toplu iftar programları, komşuluk bağlarını güçlendirirken, hayırseverlerin bağışlarıyla birçok aileye destek sağlanıyor. Özellikle büyük şehirlerde gönüllü gençlerin yardım çalışmalarına aktif katılım göstermesi dikkat çekiyor.

Uzmanlardan Sağlık Uyarıları

Beslenme uzmanları, orucun hafif bir öğünle açılmasını öneriyor. İftarda önce su, hurma ya da çorba gibi mideyi yormayan besinlerin tercih edilmesi, ardından kısa bir ara verilmesi sindirim sistemini rahatlatıyor. Bir anda aşırı ve hızlı yemek tüketiminin mide ağrısı, hazımsızlık ve ani kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceği belirtiliyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Demir, Ramazan’da en sık yapılan hatanın kontrolsüz ve hızlı yemek tüketimi olduğunu belirterek, “Uzun süreli açlığın ardından mide bir anda yoğun ve ağır yemeklerle karşılaştığında sindirim sistemi zorlanıyor. İftarda porsiyon kontrolü sağlanmalı, öğünler zamana yayılmalı” dedi.

Şerbetli ve ağır tatlıların fazla tüketilmesinin hem kilo artışına hem de kan şekeri dengesizliğine neden olabileceğini ifade eden Demir, sütlü tatlıların veya meyve tüketiminin daha dengeli bir tercih olacağını kaydetti.

Sahur öğününün atlanmaması gerektiğine de dikkat çeken uzmanlar, bu öğünde protein ve lif açısından zengin besinlerin tercih edilmesini öneriyor. Yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllı ekmek ve ceviz gibi besinlerin gün boyu tokluk hissini artırabileceği belirtiliyor. Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdaların ise susuzluğu artırabileceği için sınırlandırılması gerektiği vurgulanıyor.

Ayrıca iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesinin önemine değinen uzmanlar, suyun dengeli aralıklarla içilmesinin halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon dalgalanmalarının önüne geçebileceğini ifade ediyor.

Uzmanlar, Ramazan süresince uyku düzenine dikkat edilmesi, ağır egzersizlerden kaçınılması ve dengeli beslenme planı oluşturulmasının sağlıklı bir oruç süreci için büyük önem taşıdığını belirtiyor.