Buca BEGOS’ta faaliyet gösteren Atamay Tekstil, geçtiğimiz yıl işçilere işçilikten doğan ücret ve tazminat alacaklarını ödemeden kapandı. Yeşim Tekstil ve Tommy Hilfiger için üretim yapan işçiler, patron Tülay Kılıç tarafından “İş bitti, fabrika kapanıyor” denilerek işsiz bırakıldı. Aradan geçen 1 yılda alacaklar ödenmedi.
Aralarında 3–9 yıllık kıdemi olan işçiler, Şirinyer Semt Evi’nde bir basın toplantısı düzenlerek haklarını almak için Patronların Ensesindeyiz (PE) Tekstil İşçileri Dayanışma Ağı ile mücadeleye başlayacaklarını ilan etti.
Basın toplantısında PE avukatlarından Serhat Gümüş, PE Dayanışma Ağı hakkında bilgi verdi. Dayanışma ağının, işçilerin hak arama mücadelesinde birlikte hareket edebilmeleri için kurulduğunu ifade eden Gümüş, “Tıpkı Elsa gibi Atamay da Yeşim Tekstil’in fasonu. Atamay işçileri PE’nin hem daha önce tekstilde verdiği mücadeleyi hem de Elsa’nın kazanımını görünce bize ulaştı” dedi.
Açıklamayı Atamay işçileri adına, Atamay’da 9 yıl 18 gün çalışmış olan Ümmü Karaefe okudu. Açıklamada, 2024 yılının aralık ve 2025 yılının ocak aylarında Atamay patronunun, “İş yok” diyerek bir günde fabrikayı kapatma kararı aldığı belirtildi.
Atamay patronunun, işten çıkarmaların ardından işçileri ödenmeyen maaşları ve diğer alacakları için haklarının eksik yazıldığı bir protokole mahkûm ettiğinin belirtildiği açıklamada, “Atamay Teksil fabrikası kapatılsa da alacaklarımızı alana kadar Atamay Tekstil, taşeron olarak çalıştıran Bursa’da Yeşim Tekstil’in önü ve her Tommy Hilfiger mağazası bizim için mücadele alanıdır” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Bizler, yıllarca, Tommy Hilfiger için üretim yapan Yeşim Tekstil’in fasonu Atamay Tekstil’de, asgari ücrete yakın maaşlarla, sürekli mesai yapmamıza rağmen fazla mesai ücretlerimiz ödenmeksizin, korkunç boyutlarda mobbinge maruz kalarak çalıştık.
2024 yılının aralık ve 2025 yılının ocak aylarında Atamay patronu, “İş yok” diyerek bir günde fabrikayı kapatma kararı aldı ve onlarca işçiyi işinden etti.
Atamay patronu, işten çıkarmalar sonrasında bizleri ödenmeyen maaşlarımız ve diğer alacaklarımız için haklarımızın eksik yazıldığı bir protokole mahkûm etmeye çalıştı. Bizlere hak gördükleri bu protokollerde yazılı haklarımız dahi ödenmedi ve Atamay patronu emeklerimizi üzerine çöktü. Şimdi başka bir yerde gasp ettiği haklarımızla patronluk yapmaya devam ediyor.
Biz işçiler yıllarca Tommy’sini, Yeşim’ini, Atamay’ını zengin ettik. Hepsi bizim sırtımızdan servetlerine servet kattılar. Bizlerse en hafif tabiriyle açlıkla boğuştuk. Yeşim Tekstil bizim sırtımızdan kazandığı milyon dolarlık ciroyu bir başarı olarak paylaşmaktan çekinmiyor. Ortada bir başarı varsa bu başarı, alın teri ile çalışıp hakkını alamayan biz işçilerin haklarıyla oluşan bir başarıdır. Tommy ise dünyanın en büyüklerinden. Bizler onların servetlerini büyüttükçe onlar bizim ekmeğimizi küçülttüler. Şimdi de maaş, izin, kıdem ve ihbar tazminatımız gibi alacaklarımızı vermiyorlar ve bunu görmezden geliyorlar.
Tekstil patronları ve özellikle Yeşim Tekstil, kârına kâr katarken fasonları eliyle biz işçilerin haklarına çökmeyi bir alışkanlık hâline getirmiştir. Bizi ülkemizde açlık sınırının altında çalıştırıp en kaliteli üretimi bekleyen patronlar, ciro rekorları açıklıyorlar. Aynı manzarayı Elsa Teksil işçileri kardeşlerimizde de gördük. Elsa tekstil ve diğer işçi kardeşlerimizle kaderimizin ortak olduğunun farkına vardık ve biz de haklarımız için yola çıkıyoruz.
Mücadele eden işçilerin birliğinin alt edemeyeceği bir güç olmadığının bilinciyle diğer tekstil işçisi arkadaşlarımızla kendi haklarımız için de yan yana durmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Buradan tekrar duyuruyoruz: Hakkımızı alana kadar bu örgütlülüğü tüm muhataplara göstereceğiz.
Atamay Teksil fabrikası kapatılsa da alacaklarımızı alana kadar Atamay Tekstil, taşeron olarak çalıştıran Bursa’da Yeşim Tekstil’in önü ve her Tommy mağazası bizim için mücadele alanıdır. Çünkü 3 şirket de bizim haklarımızın muhatabıdır. Bu 3 şirket de baktıkları her yerde bizleri görecekler. Biz zaten patronlara kazandırmış olduğumuz haklarımızı istiyoruz ve bu talebimiz gerçekleşene kadar mücadeleye devam edeceğiz.
Yıllarca işçileri yok sayan, kölelik koşullarında emeğini sömüren, ülkemizi yağmalayan patronlara karşı bir yol ayrımında olduğumuzu biliyoruz.
Örgütlü mücadele eden işçiler mutlaka kazanır!
Mücadelemiz bitmedi yeni başlıyor, hakkımızı alana kadar da sürecek, eylemlerimize ilişkin planlarımızı da siz değerli basın emekçileri aracılığıyla kamuoyuna iletmeye devam edeceğiz.
Başta tekstil sektöründeki emekçi kardeşlerimiz olmak üzere tüm emekçileri de bu mücadelede bize destek olmaya çağırıyoruz.”

