Öcalan için statü önerisinde bulundu!

0
11

 

Parti grubunda açıklamalarda bulunan MHP lideri Bahçeli, “Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması önemlidir. Statü açığı varsa ele alınmalıdır. Barış süreci ve siyasallaşma  olmasını değerlendiriyorum. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır” dedi.

“ÖCALAN İÇİN STATÜ AÇIĞI VARSA…”

“Türkiye’nin güvenliği ve geleceği söz konusu ise ani reflekslere, duygusal tepkimelere, sosyal medya gürültülerine, siyasi yargılarla temelsiz muhalefet tantanalarına, takvimi meçhul belirsizliklere mahal veremeyiz” dedi. “Öcalan için statü açığı varsa bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun özü açık olmalıdır. Bu mekanizma toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, millî güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir” dedi.

“TÜRKİYE HİÇBİR GÜCÜN UZANTISI OLMAZ”

Türkiye, savaşların yayılmasını, krizlerin derinleşmesini, toplumların yerinden edilmesini, şehirlerin yıkılmasını ve bölgemizin kalıcı bir istikrarsızlık alanına dönüşmesini istemez. Diplomasi kanallarını açık tutar. Tarafların konuşabileceği zeminleri destekler. Gerilimin düşürülmesi için rol üstlenir. Barıştan yana durmak edilgenlik anlamı taşımaz. Diplomasiye önem vermek başkalarının hesabına eklemlenmek manasına gelmez. Herhangi bir küresel veya bölgesel projenin azası hâline gelmek şeklinde yorumlanamaz. Türkiye dış politikasını, millî çıkarları, güvenlik öncelikleri ve  stratejik çizgisi çerçevesinde yürütür. Hiçbir gücün uzantısı olmayız. Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye’ye karşı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz. Türkiye masaya kendi aklıyla oturur, kendi güvenliğini, kendi hukukunu ve kendi menfaatini göz ardı ederek görüntü siyaseti yapmaz.

“TERÖRÜ BİTİRMEK FARZ OLMUŞTUR”

Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetçilerine, emperyalizmin vekâlet unsurlarına, mezhep simsarı istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil, Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Arap’ın, Süryani’nin, Doğulu’nun ve Batılı’nın aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. Terörsüz Türkiye, komşunun komşuya güvenmesidir. Terörsüz Türkiye, annenin evladını okula huzurla göndermesidir. Terörsüz Türkiye, esnafın kepengini endişesiz açması, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi, öğretmenin sınıfa başı dik girmesi, yatırımcının Anadolu’nun her köşesine güvenle erişmesidir. Terörsüz Türkiye, iç mukavemetimizin çelikten bir duvar gibi kol kola, el ele ve tek vücut hâlinde milletçe ilmek ilmek örülmesidir. Hudutlarımızda canımıza kasteden, sivillerimize defalarca saldıran, karakollarımıza baskın yapan, köylerimizi yağmalayan, evlatlarımızı kaçıran, analarımızı gözü yaşlı, çocuklarımızı yetim, bacılarımızı dul bırakan terörü bitirmek artık farz olmuştur. Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, yatırımların ve ihracatın önüne mayın döşeyen terör illetinden kurtulmak haysiyet meselesidir. Esendere’de, Üzümlü’de, gümrük kapılarımızda ticari hayatımıza zincir vuran terör belası, Aydın’da, Muğla’da, Antalya’da turizme hançer olmamalıdır. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayırmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul, yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti, çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma, gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi, kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah, esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım, şehirlerimize altyapı, köylerimize yol, mezralarımıza ırmak, tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. Dağlardaki korku sofralarımıza çöreklenmemelidir. Sınır boylarında kazılan hendekler kalkınma hamlelerimizi gölgelememelidir. Ekonomimiz terörün getirdiği güvenlik maliyetleriyle sınanırken çocuklarımızın rızkı savunma harcamalarına ayrılmamalıdır. Terörü milletimizin gündeminden geri dönülmemek üzere çıkarmak, güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkânları kalkınma seferberliğine dönüştürmek Terörsüz Türkiye ile vücut bulacaktır. Terörsüz Türkiye, güvenlikten kalkınmaya, acıdan umuda, korkudan huzura, kayıptan üretime geçişin adı olacaktır. Ve Güneydoğu Anadolu yalnızca İçişleri Bakanlığımızın özel alanı, Millî Savunma Bakanlığımızın uzmanlık sahası, Millî İstihbarat Teşkilatımızın güvenlik raporlarının konusu olmamalıdır. Terörsüz Türkiye ile tarımın, hayvancılığın, yenilenebilir enerjinin, sınır ticaretinin, lojistik koridorların, kültür turizminin, girişimciliğin, sanayinin ve teknoloji yatırımlarının merkezleri hâline gelmelidir. Sulama barajlarıyla, göletlerle, modern sulama sistemleriyle, tarımsal desteklerle, hayvancılık kredileriyle, organize sanayi bölgeleriyle donatılmış Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu düşünüyoruz. Terörün bittiği yerde bereketin izleri başlar. Terörün sustuğu yerde çocukların neşesi duyulur. Terörün çekildiği yerde fabrikaların bacası tüter. Terörün gölgesinden arınan yerde istihdamın yolu açılır. Terörün tasfiye edildiği yerde ovalar hayat bulur. Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat nöbeti tutan annelerin feryatları değil, kültür turizminin ve gastronominin merkezi akla gelecektir. Şırnak, şehit haberleriyle değil, sınır ticaretiyle ve lojistik kapasitesiyle anılacaktır. Van, Türk dünyasına açılan ticaret kapısı ve turizm merkezi olarak öne çıkacaktır. Hakkâri, gözyaşlarının değil, hayvancılığın merkezi olarak zihinlerde yeniden yer bulacaktır. Batman’dan Bingöl’e, Tunceli’den Iğdır’a, Ağrı’dan Bitlis’e kadar terörün bütün izleri silinecektir. Ticaret damarlarımızın açıldığı, kırsal üretimin canlandığı, sanayileşmenin hızlandığı bir gelecek için Terörsüz Türkiye diyoruz. Doğduğu şehirde okuyan, okuduğu şehirde yaşayan, yaşadığı şehirde iş bulup yuva kuran, göçe meyletmeyen ve istikbalini doğduğu yerde arayan bir Türk gençliği için Terörsüz Türkiye diyoruz. Bütün şehirlerimizde hayatın ve emeğin eşit ölçüde karşılık bulduğu, demografik dokumuzun dengeli bir zemine kavuştuğu yarınlar için Terörsüz Türkiye diyoruz