Kiraz’da gerçekleştirdiğimiz, maden sahasından etkilenen bölge halkıyla yaptığımız ziyaret ve görüşmelere ilişkin basın bültenimizi bilgilerinize sunuyoruz. İlginiz ve katkılarınız için teşekkür eder, iyi çalışmalar dileriz.
———-
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen 308. Grup Maden İhalesi kapsamında,bölgedeki tarım alanları, su kaynakları ve kırsal yaşam açısından ciddi endişelere yol açmıştır.
Kiraz ve çevresi yalnızca bir coğrafi alan değil; üretimin, emeğin ve kırsal kalkınmanın önemli merkezlerinden biridir. Bu ölçekte planlanan bir maden sahasının, başta zeytinlikler, tarım arazileri ve meralar olmak üzere bölgedeki üretim zincirini doğrudan etkileme riski bulunmaktadır. Maden faaliyetlerinin oluşturabileceği toz, yoğun su kullanımı ve kimyasal etkiler; yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da ilgilendirmektedir.
Bu kapsamda, ruhsat sahasından etkilenen Yağlar Köyü başta olmak üzere bölgedeki köyleri; Esnaf Odası Başkanı Halit Özmen ve Ziraat Odası Başkanı Gürkan Okka ile birlikte ziyaret ederek vatandaşlarımızla bir araya geldik. Köy muhtarı ve yöre halkıyla yapılan görüşmelerde, özellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlarımızın ciddi bir endişe ve belirsizlik içinde olduğu açıkça görülmüştür. İnsanlarımız toprağını, suyunu ve geçim kaynaklarını kaybetme korkusu yaşamaktadır.
Ziyaretlerimiz sırasında vatandaşlarımıza yalnız olmadıklarını, bu haklı mücadelede sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı ifade ettik.
İl Başkanı Aybar Uygur yaptığı açıklamada:
“Kiraz’da yürütülmek istenen bu maden sürecinin tarım alanları, su kaynakları ve kırsal yaşam üzerindeki etkileri çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Bölge halkının kaygıları görmezden gelinemez. Bizler üretimin, toprağın ve çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacak, vatandaşlarımızın haklı mücadelesini her platformda savunacağız.” ifadelerini kullandı.
Unutulmamalıdır ki bu toprakların altında aranacak maden kadar, hatta ondan çok daha değerli olan; toprağın üstündeki üretim gücü, çiftçinin emeği ve suyun bereketidir. Bu değerleri riske atacak hiçbir girişimin kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bölge halkının iradesi yok sayılarak, çevresel etkiler şeffaf biçimde ortaya konmadan yürütülecek hiçbir süreci doğru bulmuyoruz. Kamu yararı; doğayı, üretimi ve insan sağlığını korumaktan geçer.
Kentin tüm sivil toplum örgütleri, baro ve bağlı meslek odalarımızla birlikte Kiraz halkının yanında durarak, toprağımıza, üretimimize ve yaşam alanlarımıza sahip çıkma kararlılığıyla bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.
Toprağın altındaki madene değil, üstündeki hayata sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

