Çünkü siyaset, hata yapma lüksünün en az olduğu alanlardan biridir. Yapılan yanlış bir tercih yalnızca bir kişiyi değil; bir mahalleyi, bir ilçeyi, hatta bir şehrin tamamını etkileyebilir. Bu nedenle özeleştiri yapmak ve yapılan hatalardan ders çıkarmak elbette önemlidir. Ancak asıl mesele, hataların sonuçlarıyla değil, onları doğuran anlayışla yüzleşebilmektir.
Atalarımızın dediği gibi; “Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse, diğerleri de yanlış gider.” Yanlışın sonuçlarını tartışmak yerine, yanlışın başladığı noktayı düzeltmek gerekir.
Buca’mızın kadim kültürü, görkemli tarihi, estetik belleği ve yüzyıllardır farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin mirası; bu topraklarda siyaset yapan herkes için büyük bir sorumluluktur. Dahası, kendi bağrından çıkarıp Türkiye’ye mal ettiği saygın devlet ve siyaset insanlarıyla Buca, yönetenlere yalnızca yetki değil, aynı zamanda ağır bir emanet yüklemektedir.
Buca Belediye Meclisi’nde yapılacak Başkan Vekili seçimi de tam olarak böyle bir dönüm noktasıdır. Bu tercih yalnızca bir ismi belirlemeyecek; Buca’nın bundan sonra nasıl bir yönetim anlayışıyla yoluna devam edeceğine de işaret edecektir.
Öğrenci yoğunluğuyla Bir milyona yaklaşan nüfusuyla Buca, birçok Anadolu ilinden daha büyük bir yerleşimdir. Böylesine büyük bir kenti yönetme sorumluluğu; yalnızca iyi niyetle, siyasi aidiyetle ya da kişisel hırslarla açıklanamaz. Bu görev; kriz yönetiminden kamu maliyesine, yerel yönetim mevzuatından insan ilişkilerine kadar ciddi bir birikim, ehliyet ve tecrübe gerektirir.
Çünkü yöneticilik makam sahibi olmak değil, emanet taşımaktır. Emanetin hakkını vermek ise heyecan kadar akıl, cesaret kadar basiret, enerji kadar tecrübe ister.
Bugün Buca’nın ihtiyaç duyduğu şey; geçmişte yapılan hatalardan gerçekten ders çıkarıldığını gösteren bir iradedir. Kişisel hesapların değil kamu yararının, dar siyasi dengelerin değil Buca’nın geleceğinin esas alındığı bir tercih…
Unutulmamalıdır ki Buca, siyasi kariyerlerin basamağı değil; gelecek nesillere bırakılacak emanettir. Bazı makamlar vardır ki oraya oturmak için istekli olmak yetmez; o yükü taşıyabilecek bilgiye, ehliyete, liyakate ve ferasete sahip olmak gerekir.
Buca Belediye Meclisi’nde verilecek karar, sadece bir görev değişikliğinin değil; yerel demokrasimizin olgunluğunun, kurumsal aklının ve yönetime bakışının da göstergesi olacaktır.
Temennim; siyasi hesapların değil, Buca’nın geleceğinin konuşulduğu; tecrübenin, liyakatin ve ortak aklın öne çıktığı bir tercihin ortaya çıkmasıdır.
Çünkü mesele bir kişinin kazanması değil, Buca’nın kaybetmemesidir.
Ve Buca’da verilecek kararın gerçek ölçüsü de bu olmalıdır !
Buca’nın geleceği, heyecanın değil; ehliyetin, liyakatin, ferasetin ve tecrübenin ellerinde yükselmelidir..

