Türkiye’nin küçükbaş hayvancılığında bugün karşı karşıya olduğumuz en önemli yapısal sorunlardan biri, sürülerin başında görev yapacak nitelikli ve süreklilik arz eden iş gücünün teminidir.
Biz bu meseleyi yalnızca bir “çoban bulma sorunu” olarak görmüyoruz. Bizim açımızdan mesele; sürü yönetiminin profesyonel bir meslek haline getirilmesi, yetiştiricilerimizin iş gücü ihtiyacının kayıtlı ve güvenli bir sistem içerisinde karşılanması ve küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi açısından ele alıyoruz.
Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak, sorunun çözümünde üzerimize düşen sorumluluğu almak üzere yaklaşık üç aydır ilgili kamu kurumlarımızla yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, Dışişleri Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde sektörümüzün sahadaki gerçek ihtiyaçlarını ortaya koyduk, yetiştiricilerimizin yaşadığı sorunları doğrudan aktardık ve uygulanabilir bir model üzerinde çalıştık.
Bugün geldiğimiz noktada artık sadece sorunu konuşmuyoruz; çözümün sahada uygulanmaya başladığını da kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
Yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda, iş gücü ihtiyacının mevzuata uygun, kayıtlı ve denetlenebilir bir sistem içerisinde karşılanmasına yönelik oluşturduğumuz modelin ilk uygulaması Sivas’ta hayata geçiriliyor.
ÖNCELİĞİMİZ YERLİ İŞ GÜCÜ
Merkez Birliği olarak temel önceliğimiz, sürü yöneticiliğinin Türkiye’de güçlü ve itibarlı bir meslek haline gelmesi; gençlerimizin ve çalışma çağındaki vatandaşlarımızın bu alana yönlendirilerek yerli iş gücünün sektöre kazandırılmasıdır.
Ancak sahadaki mevcut iş gücü açığı, birçok yetiştiricimizin üretimini doğrudan etkilemektedir. Sürülerin bakımından meraya çıkarılmasına, doğum döneminden hayvan sağlığına kadar üretimin her aşamasında nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu nedenle yerli iş gücünün yeterli olmadığı durumlarda, mevzuata uygun, kayıtlı, denetlenebilir ve sosyal güvence kapsamında alternatif iş gücünün sisteme dahil edilmesi üretimin devamlılığı açısından önem taşımaktadır.
Bu noktada özellikle “ithal çoban” yerine “sürü yöneticisi” kavramının kullanılmasını önemsiyoruz. Çünkü sürü yöneticiliği; hayvan bakımını bilen, sürüyü tanıyan, doğum ve hastalık belirtilerini gözlemleyebilen, merada sürü yönetimini gerçekleştirebilen ve üretim sürecine doğrudan katkı sunan profesyonel bir meslektir.
MERKEZ BİRLİĞİ OLARAK İNİSİYATİF ALDIK
Hayvancılığımızın yıllardır devam eden bu sorununa seyirci kalamazdık. Kanayan bu yaraya neşter vurmak ve çözüm üretmek için Merkez Birliği olarak inisiyatif aldık.
Bu anlayışla, yetiştiricilerimizin ihtiyaç duyduğu iş gücünün kayıtlı ve hukuka uygun şekilde temin edilebilmesi amacıyla gerekli çalışmaları başlatarak bir model oluşturduk.
Modelimizin temelinde; sürecin kayıt dışı yürütülmemesi, yetiştiricimizin işlemler karşısında yalnız bırakılmaması ve çalışan ile işveren arasındaki ilişkinin hukuki güvenceye kavuşturulması bulunmaktadır.
Bu kapsamda, işveren ile sürü yöneticisi arasında mevzuata uygun, belirli süreli ve standart iş sözleşmesi yapılması; çalışanların ücret ve sosyal güvenlik haklarının güvence altına alınması esas alınmaktadır.
İLK 15 SÜRÜ YÖNETİCİSİ SİVAS’TA GÖREVE BAŞLIYOR
Çalışmalarımızın ilk somut uygulaması Sivas’ta gerçekleştiriliyor.
İlk etapta 15 sürü yöneticisinin istihdam süreci tamamlandı. Bu hafta 9, önümüzdeki hafta ise 6 sürü yöneticisi olmak üzere toplam 15 kişi Sivas’taki yetiştiricilerimizin işletmelerinde göreve başlayacak.



